BİR ÖRNEKLE İMAR İŞLERİ VE RANTİYECİLİK

Ahmet Orhan

Ülkemizin değişik alanlarda olmak üzere yığınla problemleri mevcuttur.

Bunların içinde şehircilik alanındaki imar problemleri son yıllardaki ağırlığı arttırmıştır.

Dere yataklarından tutunda heyelan bölgelerine kadar yapılaşmaya uygun olmayan bölgelerde yapılaşmaya izin verilmesinden başlayarak sıraladığınızda uzun bir liste oluşturmak mümkündür.

Her Türk aydını gibi ben de bu konu hakkındaki düşüncelerimi ve yetkililere yönelik uyarılarımı birçok defa kamuoyu ile paylaştım.

Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir olay beni bu konuda yeni bir yazı yazmaya mecbur etti.

Konuya gelince;

Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi Haziran ayı toplantısına ait Yankı Gazetesinde yayınlanan haber yazısını ve videosunu hayretler içinde izledim.

Türkiye’nin geldiği noktayı üzülerek gördüm.

Turgutlu’daki bazı imar uygulama ve değişiklikleri üzerine Turgutlu Belediye Başkanı’nın itirazları ve karşı savunmalar beni şehircilik anlayışımız hakkında kaygıya sevk etti.

Turgutlu Belediye Başkanı’nın İmar Komisyonu üyelerine teşekkürleriyle biten 30 dakikalık görselde Turgutlulu müteşebbislerin gayretleriyle kurulmuş olmasına rağmen bir süre sonra OYAK’a satılmak zorunda kalınan Türkiye’nin ilk halka açık şirketi TUKAŞ Konserve fabrikasına ait yıllardır atıl olarak duran alana yapılan imar değişikliklerinin toplantıda önemli bir yer aldığına şahit oluyoruz.

Anlatılanlara göre, Tukaş fabrika sahası öncelikle Turgutlu Belediye Meclisi tarafından yapılan imar değişikliğiyle çevresindeki geçerli kat sayısından daha yüksek kat sayılı konut ve ticari alan ile resmi okul uygulamasına tabi tutulmuş.

Yine görselden anladığımız kadarıyla Tukaş imar uygulaması Büyükşehir İmar Komisyonunda Turgutlu bilgilendirilmeden resmi okul alanı özel okul alanı olarak değiştirilerek Büyükşehir Meclisine sunulmaktadır.

Yapılmak istenen bu değişikliğin anlamı yıllarca Turgutlu çiftçisi üzerinden büyük karlar elde eden firmanın resmi okul alanı olan bölgeyi özel okul alanına dönüştürerek yüksek bedellerle satmak suretiyle karlarına yenilerini eklemek istemesinden başka bir şey değildir.

Buna çanak tutanlar, tabiri caizse milletin başını tutanlar kim ve hangi partiden olursa olsun kınanmalıdır.

Turgutlu üzerine Turgutluluların kararına aykırı imar uygulamaları yapılmasına asla izin verilemez, verilmemelidir.

Habere göre Turgutluyla alakalı diğer hususu gelince tam anlamıyla “özrü kabahatinden büyük” bir durumdur.

Oylanmak üzere Büyükşehir Meclisine sunulan

İzmir-Ankara karayolu Alparslan Türkeş kavşağı üzerinde 2012 yılında akaryakıt istasyonu olarak belirlenen parselde istasyonun arsanın güney tarafından kuzey tarafına alınmasına dair İmar Komisyonu kararıdır.

Turgutluluların çok iyi bildiği gibi bu alan çok katlı konut ve ticari alan olarak belirlenmiş ve yoğun bir yapılaşmanın olmasına rağmen akaryakıt istasyonu izni verilmiş olması çok büyük bir sorumsuzluk örneğinin yanında halkın sağlığı ve can güvenliğini hiçe saymaktır.

Şuna bakın ki şimdi de bu pervasızlık bir adım daha ileriye götürülerek daha çok kar elde etmek için düzenlemeler yapılmak istenmektedir.

Yapılmasına kesinlikle izin verilmemesi gereken Akaryakıt İstasyonu, arsanın kuzey tarafına taşınarak yani Ankara yoluna cepheli hale getirilmek istenmektedir.

Buna uygun görüş bildiren buraya akaryakıt istasyonu imar uygulaması yapan herkes Turgutlu halkının düşmanıdır.

Zaman kaybetmeden akaryakıt İstasyon alanı gelen öneriler doğrultusunda emsal yapılarda olduğu gibi ticari ve konut alanı olarak değiştirilmelidir.

Ne yazık ki günümüzde sorumlu davranmak ve olağan görevleri yapmak bile marifet haline gelmiştir.

Bu konularda Turgutlu halkının itirazını Büyükşehir Meclisine taşıyanları ve seslendirenleri doğal görevlerini yapmış olmalarına rağmen tebrik ediyorum.

Toplumsal ahlak açısından geldiğimiz nokta maalesef  tam anlamıyla bir çöküşü ifade etmektedir.

Çocuklarımıza, genç nesillere ahlak ve fazilet olmadan onurlu insan olunamayacağını öğretemez ve her türlü ahlaksızlığı görmezden gelmeye devam edersek Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş medeniyetin varlığından asla söz edilemeyecektir.

Bir Cevap Yazın
PAYLAŞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Bornova’da yoga zamanı

Matını al, maskeni tak gel! Bornova Belediyesi kadınlara yönelik step, aerobic, pilates kurslarının ardından yoga eğitimlerini de koronavirüs salgınında normalleşme sürecine geçilmesiyle birlikte açık alanda vermeye başladı.  Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’nda “Matını al, maskeni tak gel” sloganı ile gerçekleştirilen etkinlik yoğun ilgi gördü. Bornovalı kadınlar Yoga Eğitmeni Aslı Başar eşliğinde, açık […]