PsikoLojistik

Sosyal medyada “-de ayrı yazılır, soru cümlelerindeki -mi ayrıdır” gibi gereksiz uyarıları bir süredir baya anlamadan ciddiye almışım. Bugün ondan bu şekilde bir başlık attım çünkü canım öyle istedi.

Bir süredir “Bilinçli Toplum” ya da daha açık bir tabirle “Zorunlu olmadıkça evden çıkmayan toplum” olarak psikolojilerimizi yaktık. “Ben normal şartlarda da evde oturmayı severim ve sıkılmam” diyenimiz bile şu aralar çiğdem çitleyip “Ne olacak lan bizim halimiz acaba” diye düşünüyor. Gece 12 de yatan adam sabah penceresinden kendini belli edene kadar oturuyor. Kimimiz ya da kimiz biz?

Yalnızlık ve Dünyanın olası sonları arasına en çok yaklaştığımız dönemlerin nirvanasını yaşıyoruz. Bu arada Nirvana büyük harfle başlar. (Respect; Kurt Cobain)

Nasılsın sorusunu etrafımıza sormaya çok alışmıştık. Gündelik yaşantımızda onlarca defa belki soruyorduk “Nasılsın?”

Dünya’da olan biten her şeyin yanında yalnız kaldığınızda bu aralar kendinize “Nasılım?” diye sorduğunuzun farkına vardınız mı?

Fark etmesek bile bu Dünya çok kötü günler yaşadı, çok kötü günler gördü. Biri bizim sevmeye kıyamadığımız hayvanı tekmeledi, televizyonda izledik, o naif dediğimiz kişiliğimizi bozup belki küfür bile ettik, kabullenemedik ama o an yaşandı.

İnsanlara nasıl zarar verilir? Neden verilir? Diye kendi kendimize sürekli sorduk, aynı zamanda o gün sosyal medyada bir kadını defalarca bıçaklayarak öldüren bir caninin olduğu videoya denk geldik. Yine küfür ettik, yine kabullenemedik, ama o an yaşandı ve biz susup bir süre sonra unuttuk.

Bunlar gibi binlerce canımızı yakan susup, unutmalarla yıllarca kabullenemeden yaşıyoruz. Şimdi evdeyiz.

Gerçekçi değil ve biraz fantastik kabul ediyorum. Ama Dünya genel olarak bunu hak etti mi, etmedi mi? Bunu da kendinize bir sormanız gerekir diye düşünüyorum.

Ve fantastik virüsümüz, eğer bir fantastik intikam aracıysa nacizane bir ricam var.

“İnsanoğlu olarak sana çok kötülük yaptık sevgili Dünya. Bizzat yapmış olmasak bile yapanları engelleyemedik, kimi zaman gücümüz yetmedi, kimi zaman şartlar elverişli değildi. Ne söylesem fayda değil ve intikam alıyorsan sonuna kadar haklısın ama bir parantezi lütfen görmeni istiyorum. (Umut var Dünya. Sokaktaki o kahverengi köpeği gördüğünde hiç karşılık beklemeden içinden gelerek başını okşayan ve kendi de mutlu olup, onu da mutlu eden insanlar var. Yalnız başına bir çocuk gördüğünde “Neyin var senin, annen baban nerede?” diye soran ve karşılık beklemeyen, akşam başını yastığa koyduğunda “İyi ki” diyen insanlar var. Sevebilen insanlar var Dünya, sevginin kıymetini bilen, zarar vermeden seven, karşılık beklemeden sadece sevilmeyi bekleyen insanlar. Konuşmayı sevenler var, karşılık beklemeden sadece ruhunu dökmek isteyen ve iyi niyetli insanlar. Kendini tüm bunların yanında diğer insanlar mutlu olsun diye feda edenler bile var. Gerçek. Üst komşusu kavga edip seslerini duyan, rahatsız olan ve gidip kapısını “Yeter ki huzursuzlukları sona ersin diye” gidip çalan insanlar var. Biliyorum biz sana çok kötülük yaptık ve belki hak ediyoruz bu günleri ama kötü insanların bedellerini iyiler ödemesin be güzel mavi Dünya. İyiler ölmesin.)”

Umarım mesajım iletilmiştir.

Yaktık mı kafaları?

Hem de nasıl? Psikolojimiz bozuk mu? Tartışılır.

Hazır evdeyken az önceki parantez içinde kendinizi yargılamanızı rica ediyorum. Siz Dünya’ya kötü neler yaptınız ve bunların farkına vardınız mı? Vardıysanız düzelttiniz mi? Ve Dünya sizi affetti mi?

Eğer bunları düşünemiyorsanız şimdi neden sıkılıyorsunuz ve sıkılmaya hakkınız var mı?

Gezegene ve içinde yaşayan canlılara zarar vermeyin artık. Sevin, sevilin, sevdiğini hissettiğiniz insanlarla konuşun, o mesajı atın, o kahverengi köpeğin başını okşayın, kedileri sevin, bir çiçek dikin ve büyüyüşüne tanık olun, başkalarına ve topluma zararınız olmadığı sürece istediğiniz her şeyi yapın. Vakit evde olma ve düşünerek özgürlüğe kavuşmanın vaktidir. Kötüler hariç, iyi kalın.

Bu arada tekrar görüşürüz Dünya..

Anektod:

(Bu arada bilerek iki nokta koydum. Çünkü üç nokta koyduğumda devamı gelecek ama bitecekmiş gibi hissettiriyor, bitmesin. İki nokta bilinmezliktir ve bilinmezlikler güzeldir.)

PAYLAŞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

SON DAKİKA! MHP'DE CORONA ŞOKU!

MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Üyesi Feti Yıldız soyal medya hesaplarından corona virüsü nedeni ile hastaneye kaldırılacağını duyurdu. Feti Yıldız sosyal medya hesaplarından duyurduğu açıklamada;“COVID-19 Virüsü sebebiyle hastaneye yatırılıyorum.Dualarınızı esirgemeyin.Allaha emanet olun” açıklamalarında bulundu. COVID-19 Virüsü sebebiyle hastaneye yatırılıyorum.Dualarınızı esirgemeyin.Allaha emanet […]
feti yıldız